|
Fransa'da Başörtüsü İşkencesi
CENNET
DOĞANAY'A FRANSIZ İŞKENCESİ
Şerefsiz
dünyanın şerefsiz insanları, önce Türkiye'de başörtüsü zulmünü tatbik
ettirdiler. Sonra da kendi ülkelerinde aynı zulüm ve işkenceyi tatbike
koydular.
Cennet Doğanay Fransa'nın
Strasbourg kentinde bulunan Louis Pasteur Lisesi'ne kaydını yaptırmıştı.
Çocuk yaştaki, yani 15 yaşındaki Cennet Doğanay, 1 Eylül 2004 tarihinden 1
Ekim 2004 tarihine kadar bir ay boyunca okul idaresi tarafından günde 10
saat hapsedilmek üzere işkenceye tabi tutuldu.
Başörtüsü ile okula alınmayan
Cennet, bere, bandana ve bone takmak suretiyle okula girmeye çalıştı. Gene
okula almadılar. Sonra başını ustura ile kazıttı, ama yine okula alınmadı.
Verilen hapise, yapılan
tehditlere ve edilen hakaretlere rağmen davasından vazgeçmedi Cennet
Doğanay.
Medeniyet adı verilen
medeniyetsiz dünyanın şerefsiz Fransa idaresi bu yapılan pisliği nasıl
temizleyecek onu merak ediyoruz doğrusu!
Eğer bir dünya savaşı
istenmiyorsa, bu gibi insan onurunu kıracak çirkefliklere imza atmaktan
kaçınmaları gerekir. Zalimin zulmü varsa, zalimlerinin planları varsa, Allah
Teâlâ'nın da planları ve zalimlere vereceği cezaları vardır.
Fransa Hükümeti'nden bu zulüm ve
işkencelerin hesabını vermesini bekliyoruz.
Buyurun size basına yansıyan
çarpıcı açıklamalar:
Her Gün 10 Saat İşkence
"Fransa’nın Strasbourg kentinde yaşayan ve kaydolduğu lisede başörtüsü nedeniyle
derslere alınmayan, bir ay boyunca her gün okulda hücre tipi bir odada tek
başına tutulan Cennet Doğanay’ın annesi Meryem Doğanay’dan çarpıcı
değerlendirmeler... 18 yıldır Fransa’da oturduklarını anlatan Meryem Hanım,
Cennet’in geçen hafta Cuma günü saçlarını kazıtıp gelince okul yönetimini pes
ettirdiğini ve ağır aksak da olsa derslere girmeye başladığını hatırlatarak,
“Kızımın karşılaştığı yasak; dünyadaki yasakçı zihniyetin Avrupa’da da kök
saldığını göstermiştir” dedi. Strasbourg’daki evlerinde Vakit’in sorularını
cevaplayan Meryem Doğanay, 15 yaşındaki kızı Cennet’in, dini inancı gereği
tesettürlü olduğunu ve bu kıyafetin hiçbir siyasi vs. simge anlamına
gelmediğinin altını çizerek, “Zorla baş örttürmek çağdışılıktır da, zorla baş
açtırmak medeniyet ve çağdaşlık mıdır?” diye sordu.
Çok Zor Günler Geçirdik
6 çocuk annesi Meryem Hanım, Cennet’in yaşadığı ızdırap dolu günleri özetlerken,
“Beni üç defa okula çağırdılar. Tam bir ay boyunca, sabah 08.00 akşam 18.00
arasında hücre misali küçük bir odada tuttular. Okuldan, sınıfından, daha
tanışma imkânı bile bulamadığı arkadaşlarından tecrid ettiler. Herkesten önce
odaya alıyorlar, herkes gittikten sonra dışarı bırakıyorlardı. Gittiğimde, bana
okulda kızımı göstermiyorlardı. Beni uyardılar. ‘Kızınız bizimle beraber,
ilgileniyoruz, dersleriyle ilgileniyoruz’ filan dediler. Kızım çok ağlıyordu,
eve çok bunalımlı bir halde geliyordu. Dediler ki; ‘Kızınız bu halde kaldığı
müddetçe kesinlikle derse alınmayacak.’ Çok zor günler geçirdik” diye konuştu.
Müdire Rapor Alıp
Kayıplara Karıştı
Doğanay, “Müdire Bürel, okulun ilk günü çağırdı, öğle ve akşam olmak üzere
okulda 800 öğrenci var. ‘Okulda, o kadar öğrenci arasında sadece kızınız var.
Bunu kabul edemeyiz’ dedi. Kızım bone takmıştı. Onu da kabul etmediler. Kızım
mücadelesinden vazgeçmedi. Sonunda; müdire 4 hafta hastalık raporu alarak
kayıplara karıştı. Hâlâ ortalarda yok” dedi.
Özel Okula Vereceğiz
Meryem Hanım, henüz 15 yaşında olan Cennet’i, gelecek yıl özel okula vermeyi
düşündüklerini belirterek, “Özel liselerde başörtüsü yasağı yok. Devletin örtülü
baskıları var belki, ama yasak yok, sadece kısıtlamalar var, fazla kayıt
yapılmasın diye.. Bu okullarda da teneffüslerde başörtülü öğrencinin çevresini
hemen sarıyorlar kimse onu görmesin diye” şeklinde konuştu.
Saç Zinettir, Zinet
Ortadan Kalkınca...
Meryem Doğanay, saç kazıtma konusundaki temel yaklaşımlarını da şöyle özetledi:
“Bu konuda bir âlime danışmadık, ama baskılar karşısında şöyle düşündük: Madem
ki, saç kadının zinetidir, namahreme gösterilmemesi gereken bir parçasıdır; o
zaman saç ortadan kalkarsa sorun da ortadan kalkar. Saçları kazıtınca zinet de
ortadan kalktığı için Cennet’in bu şekilde dolaşmasının dinen mahzurlu
olmayabileceğini düşündük. Doğrusunu Cenab-ı Allah bilir... Eğer yanlış
düşünmüşsek, Allah affetsin.” Vakit Gazetesi 10. Ekim 2004)
Hayır bacım! Bizim gibi sağırlara
sesinizi duyurmak için bunu mutlaka yapmanız gerekiyordu. (M.M.O.)
|