Yazılar

Hep Suçlandık Hep Ezildik

Daha önceleri olduğu gibi şu son yüz yılımız da hep savunma ile geçti. Suç işlememiştik, ama birilerinin gözüne hep suçlu gözüktük. Hep suçlandık, hep ezildik.

Dünya var olduğundan beri iyiler ve kötüler kavgası, yani savaşı asla eksik olmadı. Saldırılan, en kötü vasıflarla suçlananlar hep iyiler, Allah’a iman etmekten başka suçu olmayanlar oldular. Horlandılar!..

Suçlandılar!.. Onurları ile oynanıldı!.. Hapsedildiler!.. Aç bırakıldılar!.. Ve katledildiler!..

Fakat, ne zalimler zulme doydular, ne de mazlumlar bedel ödemeye...
Medeni(!) dedikleri son yüz yılda en kötüsü yapılmakta. Sırf imanından dolayı müslümanlar en kötü, hatta, suçlayanlara ait vasıflarla suçlanmaktalar.

Varlıklarına bile tahammül edilememektedir. O kadar ileri gittiler ki, babaları bile evlat katili yaptılar.
Bu kadarı da fazla denilip, gereken yapılmadıkça, daha kötü yolları deneyeceklerdir. Babaları bile evlat katili yapabildiklerine göre, daha ötesini niye denemesinler?
Ama neden?

İyiler, kötülerin önünde her zaman engel oluşturdular. Kötülüklerini rahat bir şekilde hayata geçirmelerinin önünde engel oluşturdular. Kötüler her zaman aşağılık kompleksi ile yaşadılar. Dünyaya iyilerin hakimiyetine geçmesi halinde asla soyamayacak, çalamayacak, dünyayı sömüremeyeceklerdir. Hayvanların bile tiksineceği hayat tarzını yeryüzüne hakim kılamayacaklardır. Bu gibi sebeplerden dolayı iyilerin yeryüzünden silinmesi gerekiyor onlara göre.

Bunun ilk değil, ama en acı misalini birkaç gün önce gördük işte. Sığınacak bir yeri, tutunacak bir dalı kalmamış bir genç kızın kendi babası tarafından katledilmesi acısını... “Laik olmayanlar insan bile olamaz” diyenlerin eserini...Laikçi vahşeti...
Evlatların, babasından başka sığınacak yeri olmayan Cevahirlerin çıkmaz sokakta yere serilişinden hoşnut olacak olanların insanlıklarından şüphe ederim. Aslında bu söze de gerek yok. Çünkü onlar, bu gibi tavırları ile ne kadar insan sever olduklarını gösteriyorlar.


Üç asırdan beri müslümanları en korkunç vasıflarla, irtica ve benzerleri ile suçlayanlar, evlat katillerinden başka birileri mi sanki? Kendi suçlarını örtmek istercesine cani babayı mazur göstermeye çalışıyorlar. Onlar da haklılar. Efendilerinin kitaplarında “Laik olmayan, insan olamaz” yazıyor.

Cevahir, ne laikti, ne de onların özlemini çektikleri orta malı. Zaten öyle olsaydı, şimdi göklere çıkardıkları bu babayı “cani gerici” ilan ederlerdi. Sekiz sütuna manşet yaparlardı. “Gerici baba, genelev kapısında öz kızını öldürdü” derlerdi.
Neyse? Biz konumuza dönelim.
Yukarıda en korkunç vasıflarla suçlanmaktan, rencide edilmekten bahsettik. “İrtica” konusunu burada misal olarak verebiliriz. Bu onur kırıcı ve haksız suçlama üç yüz yıldan beri yakamızı bırakmamaktadır. İnsanlık düşmanları Sultan Abdülhamit’e bile bu ithamı yapmışlardır.


Gücü ve imkanı ellerine verdiğimiz insanlar bizi de bu şekilde itham etmektedirler. Biz de,bu ithamı sorgulayamıyoruz. Hatta “siz bununla neyi kastediyorsunuz?” diye bir soru bile yöneltemiyoruz.
Tabii ki bunu yapamayınca da, savunmaya geçme gereği duruyoruz. Buna gerek olup olmadığına bakmadan, sanki suçu kabul eder gibi, ya da kabul etmek zorundaymışız gibi bir noktaya geliyoruz. Bu tarihin derinliklerinde gelen bir düşmanlığın temellerini sağlamlaştırmaktan öteye gitmiyor.

Halbuki bizim vazifemiz, kendi kalemize gol atmak değil, bize atılmak istenen gole engel olmaktır. Hatta o gol atmak isteyenlere Allah ve Rasûlü’nün emri gereği savaş açmamız gerekmektedir. Bunu yapmazsak, zulmü daimileştirmekten başka bir iş yapmadığımız ortaya çıkar.

Kendi ellerimizle büyüttüğümüz yılan, gözünü açar açmaz bizi sokuyor. İlk zehirlenen biz oluyoruz. Ölen de biz...

Cevahirlerin babalarını tetikçi yapanların damarlarına akan kan yollarını tıkamadığınız müddetçe de bu vahim durum devam edecektir.
Milyonlarca Cevahir’i kurban olmaktan kurtarmanın yolu, azmettiricileri saf dışı etmekten geçer. Onlar her yer ve zamanda tetikçi bulma, insanımızı zehirleyerek bize düşman etme, insanımızın kalbinden imanı, elinden de dinini alma şansına sahiptirler. Çünkü onlar ağuyu altın tasta sunuyor, hem de balı da suç ortağı yapıyorlar. Bu şekilde bir çok insan onların, Ebu Cehillerin tuzağına düşmekten kurtulamıyorlar.
İrtica diye saldıranların, müslümanlara zulmedenlerin, tetikçilerin, kaç tanesinin ana babası gayri müslim dersiniz? Doğduğu gün İslam harici dinden olan, fakat bizim beslediğimiz insanlar, yani kafirler de az değil.
Açık bir ifade ile söylemek gerekirse, tevbe deip, yeniden iman tazelemeden ne Allah Teâlâ bize yardım eder, ne de onurumuzu çiğnenmekten kurtarabiliriz...
İsterseniz şu irticanın altını deşeleyerek işe başlayalım... Ne dersiniz onurlu yaşama özlemi çeken insanlar?.. Bence değer!..