Yazılar

Kemal Gürüz’e

Adı Kemal gürüz…
Ta Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden beri tiyneti belli olan biri. Yani sabıkalı. Sizin anladığınız manada kodese girip çıkmış biri değil. Aklından zoru olan bir sabıkalı. Beyin ve ahlak problemi var.
Bir yahudi... 500’üncü Yıl Vakfı’nın kurucularından... Yahudi Dünya Hakimiyeti Devleti’nin amelelerinden... Yani bizim ekmeğimizi yiyip, yine bize kurşun atanlardan.
Ellerinden tutup İspanya zulmünden düze çıkaran Osmanlı’nın adını duymaya bile tahammül edemeyecek tiynette biri...
Türkçe mi dediniz? Elinden gelse, bize dil devrimi dedikleri ikinci bir zulmü dayatacak. Hazret emir buyurdular!.. “Türkçe bilim dili değil”miş. Haklı!.. Aslında altı oyulmuş, çatısı çökmüş bir dili bize sunanlar onlar değildi sanki! Yani durmadan bu dil ile oynayıp, tanınmaz hale babam getirmedi herhalde.
Yüz kızartıcı sabıkalarına rağmen mason, yani yahudi hizmetkarlarının kayıtlı oldukları masonlar kulübüne üye, üst dereceden yahudiye sadık bir mason olan Demirel tarafından kayırılan biri. Haksız olarak iki kez YÖK Başkanlığını elde etmeyi başarmış bir yahudi.
Demirel’e oy verip, onu gorilleştirenler, günah çıkarsa yeridir.
Bay Gürüz, ya da Demirel’in veli nimeti Gürüz, Türkiye’de eğitimi bitirenlerin başında yer alanlardan. Demirel gibi bir yaveri, Ecevit, Yılmaz, Bahçeli gibi uşakları, Alemdaroğlu gibi çömezleri olan biri ne yapmazdı ki? Başörtüsünü de yasaklar, hükümete de kafa tutar.
Adam, kendini cihan padişahı zannediyor. Baksanıza, “Hükümetin 365 tane milletvekili var. Buyursunlar, ne yapacaklarsa yapsınlar. Sonuçlarına hep beraber katlanırız” demiş. Bu bir meydan okuma. Hükümetin kandisi olduğunu, mevcut hüküğmetin ise, süs eşyası olduğunu ilan...
Tebiyesizliğe, saygısızlığa, utanmazlığa, kendini bilmezliğe bakın siz! Ne olur biliyor musunuz hükümet o mahlukun tasdih etmediği bir iş yaparsa? İhtilal yaparlar. Çünkü o cihan Padişahı!.. Bu üklenin en büyük lideri...
Onun arkasına düşüp de ihtilal yapacak olan asker, ondan kötü olsun! Daha ne denir? Bu ülkede bu kadar südü bozuk insan yok demek istiyorum.
3 Kasım 2002 seçimlerinden beri hep aynı tehditi savuruyor. Hep aynı küstahlık... Herp aynı terbiyesizlik... Hep o zulüm kafası... İhtilalden medet uman, daha doğrusu bulanık suda balık avlamayı çok seviyor.
Ne düşünüyorum biliyor musunuz?
İki saatllığına mühüre sahip olmak. Değil 365 milletvekilinin, bir gariban vatandaş bile neler yapabileceğiniı göstermek.
Prosedür, kural mural dinlemem. Kolundan tuttuğum gibi kapı dışarı ederim, hem de tüm ekibi ile beraber. Benim ekmeğimle beslenecek ve ekmek yediği tekneye pisleyecek. Yürümez...
Başbakan Tayyip Erdoğan Bey ne der, ama benim kararım kesin. Sadece insan olmayı hazmedemeyenleri yola getirmek için iki saat talibim. “Bekara karı boşamak kolaydır” sözüne de bozuluyorum yani. Sakın onu bana kimse hatırlatmasın. Onun için, katlanmayı göze almam gerektiği ne varsa, ona da hazırım.
Bu adama birileri, “otur oturduğun yerde...” diyecek mi? Yoksa..