Yazılar

Yeni Bir Tezkere İstemiyorum

 

ABD, İngilter ve Filistin’deki İşgal Devleti olan İsrail adındaki devlet, yenilginin acısını asla içlerine atamayacaklardır. Bunun acısını çıkarmak için her yolu deneyeceklerdir. Zaten başlamışlardır bile...Daha büyük olaylara gebe günleri bekleyiniz. Bu zor günler, bizleri katillere teslim olmaya zorlamamalı. Nefsimizin ve menfaatimizin kölesi olmamalıyız. İmanımızı dünyamız için satmamalıyız. Sapıtan ve şeytanlaşan insanlar olmamalıyız.
Herkes soruyor:
Yeni bir tezkere meclise gelir mi? Gelir... Gelmez... Ucu açık bir zamana kadar ertelendi... Vesaire vesaire... Temenni ve tahminler çok.
AK Parti intihar etmek istemiyorsa, böyle bir yanlışı yapmaz. Defalarca tekrarladık. AK Parti bu sonuç için teşekkür etmelidir. İntihar noktasına geldiği bir anda kötü sondan kurtulmuşlardır.
ABD’den zıkkımlanan satılık kalemler, yeni bir tezkerenin gelmesi ve yalını yedikleri ABD’nin hedefine ulaşması için her türlü pisliği yapmaya hazırdırlar. Bu satılık adamlar, umarım hükümeti tuzağa düşürmezler. Benim tek korkum bu.
Tezkerenin kabul edilmemesi yüreğimizi ferahlatmıştı. Sevinmiş, hatta gözyaşlarımızın akmasına mani olamamıştık. Yani sevincimiz sonsuzdu. Kimsenin bu sevincimize kezzap suyu ekmeye hakkı yok. Olamaz da.
Hükümet çıkan sonuca razı olmalı, meşruiyet ve milletin sabır sınırlarını zorlamamalıdır. Kardeşinin katiline yardım eden bir zalim olmak istemiyorlarsa, bu işi burada bırakırlar. Bunu yapmazlarsa, hem Allah’ın azabına, hem de milletin isyanına hazır olsunlar.
Bu akşam Kanal7 haberlerinin konuğu olan AK Partili sayın Fırat, sanki ABD ve Yahudilerin ağzı ile konuşuyordu. Hayret etmedim desem yalan olur. Ekranın karşısında dudaklarımı yedim. Nedir bu ABD hayranlığı? Mesele Saddam ise, ABD bunu bir suikast ile bitiridi. Mesele Saddam değil.
Sayın Fırat’a “ABD nasıl bir müttefik ki, Türkiye’yi füze satılması sakıncalı ülkeler arasında kabul ediyor?” diye sormak isterdim. Sonu Anadolu’nun işgali ile bitecek olan bir işgale evet diyecek olanlar, olsa olsa ABD uşağı olurlar. Kimse kusura bakmasın. Bana kimse kızmasın. Kalem tutmaya alışık ellerim, isyan etmeye başladı. Nedir bu Allah aşkına? Halkın % 90’ından fazlasının “hayır” dediğine evet diyecek bir hükümet var mı acaba? Beyler bu kadar taş kalpli olamazsınız. Her din ve ırktan bütün dünya halkları bu kirli işgale karşı çıkarken size ne oluyorda bodoslamasına bataklığa kendinizi atıyorsunuz?
Bizim bilmediklerimiz varsa, söyleyin de ortak olalım. Arkanızdayız. Hem de ölümüne arkanızdayız. Bu olacakları daha seçime girmeden biliyordunuz. Milletin önüne çıktığınız zaman: “ABD Irak’a saldıracak. Biz de, sizi ABD’ye paralı asker yapacağız. Bize vereceği para ile ekonomiyi düzelteceğiz. Iraklı genç, ihtiyar, kadın, erkek ve çocukların kanlarını size ekmek aş yapacağız” demediniz.
Benim bir sorum var:
Aynı ABD, Türkiye’nin Cumhurbaşkanını veya bir başka idarecisini yıkmak istiyorum. Onun için Türkiye’ye saldıracağım. Dünyanın bombalarını halkın üzerine yağdıracağım. Milyonlarca müslümanı katledeceğim. Bu sevmediğim adamı bu şekilde yıkacağım dese buna kim razı olur? Şimdi işgal kışkırtıcılığı yapanlardan bir kişi razı olduğunu söyleyebilirse, ben bu savaş lehine olanların yanında yer alacağım. Sözüm sözdür.
Kendileri için razı olmadıklarını din kardeşi için razı olacak olanlar, zalimlerin safında yerlerini almışlar demektir. Ben de o zalimlerden olamam. Yol yakınken bu yanlıştan dönün diyorum.
Üç beş kuruşluk borç bulmak için kardeş katili olacak bir hükümet varsa, onlar zaten uçurumun başına gelmişler demektir. Ben, Allah bize yeter diyebilecek insanları arıyorum.
Her türlü bedeli ödemeye hazırız. Yeter ki hükümet ve devlet buna hazır olsun.
Beş kuruş borç almadan borçsuz ve süper devlet olabilmenin reçetesi çantamızda hazır duruyor. Meraklısına duyurulur.
Tezkereye hayır diyenlere huzurlarınızda bir daha teşekkür ediyorum. Evet diyen ve kardeş katili olmaya bizleri zorlayanlara da hakkımı helal etmiyor ve onlardan mutlaka hakkımı alacağımı ifade ediyorum.
Dünyada muktedir olamazsam, bunun bir de Ahireti var. Kimse haktan kaçamaz. Allah’ın adaleti var. Hukuk yaz boz tahtası değildir. Zalimler hem bu dünyada, hem de Ahirette yaptıklarının hesabını ödeyeceklerdir.
Çikolata alması için babalarına yalvaran çocuklar gibi biz bu hükümete yalvarıp duruyoruz. Küfrü başımıza dikmeyin demekten dilimizde tüy bitti. Fakat, meclisin ve halkın hayır demesine rağmen ABD, Anadolu’ya yığınağını yapmaya devam ediyor. Bunu ne anlama geldiğini birileri bana açıklayabilecek mi?
Sahi Türkiye hür bir devlet mi?